İçeriğe atla
Dolar 49,76Euro 55,67 İMSAK'A 5:22
27 Ekim 2026, Salı Kastamonu
Kastamonu Rota
Son Dakika Haberleri 00:15:10
Ekonomi

Ticaret Bakanı Bolat Steel Networking Summits’te Konuştu

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Steel Networking Summits 2026'da Türkiye'nin çelik sektöründeki konumunu ve küresel ticaret dinamiklerini değerlendirdi. 2025'te Türkiye 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyada 7., Avrupa'da 1. oldu.

/ Kastamonu 4 dakika okuma süresi
Ticaret Bakanı Bolat Steel Networking Summits'te Konuştu

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 26 Ekim 2026’da Steel Networking Summits 2026 etkinliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve dış ticaret ağıyla hem ihracat hem de ithalatta önde gelen bir ülke olduğunu belirtti. Bakan Bolat, çelik sektörünün sanayi, ekonomi ve savunma için kritik bir girdi olduğunu vurgulayarak, ülkenin ayakta kalabilmesi için güçlü bir çelik sanayisinin şart olduğunu ifade etti.

Çelik Sektörünün Ekonomik Önemi

Bakan Bolat, dünyanın büyük ekonomilerinin çelik ve mühendislik sektörlerini geliştirerek küresel liderlik elde ettiğini hatırlattı. Metal, mühendislik ve otomotiv sektörlerinin birbirine bağlı stratejik sektörler olduğunu ve ülke ekonomilerinin omurgasını oluşturduğunu söyledi. Steel Networking Summits 2026’ya 80’den fazla ülkeden 400’ün üzerinde katılımcının ve 30’dan fazla üst düzey konuşmacının iştirak ettiğini aktaran Bolat, zirvenin amacının küresel çelik sektörünün gidişatını, geleceğini ve trendlerini tartışmak olduğunu belirtti.

2025’te Türkiye 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyada yedinci, Avrupa’da birinci sırada yer aldı. Çelik sektörünün inşaat, otomotiv, makine, enerji, ulaştırma, gemi inşa ve savunma sanayileri için lokomotif görevi gördüğünü dile getiren Bolat, Türkiye’nin 2025 itibarıyla 615 milyar dolarlık küresel çelik ticaretinde 17,1 milyar dolarlık ihracatla dünyanın 10’uncu çelik ihracatçısı konumunda olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’ne yapılan ihracatın yüzde 42,3’lük bölümü oluşturması, sektörün uluslararası rekabet gücünün bir göstergesi olarak öne çıktı.

Bakan Bolat, Türk çelik sektörünün üretim kapasitesinin yüzde 78’inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayandığını ve bu kapsamda 27,5 milyon ton ham çelik üretimi karşılığında 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal edildiğini açıkladı. Bu durumun Türkiye’yi hurda çelik ithalatında da önemli bir ülke konumuna getirdiğini belirtti.

Yeşil Dönüşüm ve Ticaret Engelleri

ABD ve Avrupa Birliği’nin çelik sektörüne yönelik aldığı kararların ticareti olumsuz etkilediğini ifade eden Bolat, bu tedbirlerin sadece ihracatçıları değil, sanayi yatırımcılarını ve tüketicileri de etkilediğini söyledi. Uluslararası ticaret kurallarıyla bağdaşmayan ve yeterli istişare yapılmadan hayata geçirilen tek taraflı kısıtlamaların kalıcı çözüm sunmadığını, hurda bazlı ve düşük karbonlu çeliğin dolaşımını sınırlayarak yeşil dönüşüm hedeflerine zarar verdiğini savundu.

Avrupa Birliği’nin çelik kotalarını 1 Temmuz 2026’dan itibaren yüzde 50 daraltması ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) çelik sektörünü doğrudan etkiledi. 2026’nın ilk 9 ayında SKDM kapsamındaki çelik ürünlerinde Türkiye’nin AB’ye ihracatı yüzde 1,7 azalırken, AB dışı ülkelere ihracatı yüzde 10 arttı. Demir-çelik sektöründe AB’ye ihracattaki yüzde 6,7’lik düşüşe karşın, Bakan Bolat önceliklerinin yeşil dönüşümü desteklerken ihracatçıların orantısız maliyetlerle karşılaşmamasını sağlamak olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı ve iklim politikaları çerçevesinde ihracatçılarla yakın çalıştıklarını belirten Bolat, Ticaret Bakanlığı’nın Yeşil Mutabakata Uyum Projesi desteğiyle firmaların yeşil dönüşüme uyum sürecinde danışmanlık hizmetleri aldıklarını ve bu süreçlerin desteklendiğini kaydetti.

Türkiye-AB Ticareti ve Ekonomik Büyüme

Bakan Bolat, Türkiye ile AB arasındaki 30 yılı aşan Gümrük Birliği’nin sanayi entegrasyonunun başarıyla gerçekleştiğini ve iki taraf arasındaki arz-tedarik zincirlerinin sağlam olduğunu ifade etti. Yıllık 233 milyar dolarlık Türkiye-AB ticaret hacminin son 5 yılda 1 trilyon doları aştığını ve bunun dengeli ve karşılıklı menfaatlere dayalı başarılı bir hacim olduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisinin son 24 yılda yıllık ortalama yüzde 5,35 reel büyüme kaydettiğini ve son 6 yıldır büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde seyrettiğini belirten Bolat, 2009 yılı haricinde son 16 yılda pozitif büyüme kaydedildiğini aktardı. Milli gelirin 238 milyar dolardan 1,7 trilyon dolara ulaştığını ve bu yıl sonunda 1,8 trilyon dolar civarında bir ekonomik büyüklükle kapatılmasının tahmin edildiğini dile getirdi. Kişi başına düşen milli gelirin ise bu yıl sonunda 20 bin doları aşmasının beklendiğini sözlerine ekledi.

Bolat, 2002’de 36 milyar dolar olan mal ihracatının 2025’te 273,2 milyar dolara yükseldiğini ve yıllıklandırılmış mal ihracatının eylül ayı itibarıyla 283,7 milyar dolara ulaştığını belirtti. Türkiye’nin aynı zamanda 380 milyar dolarlık ithalatıyla da dünya ticaretine katkıda bulunduğunu, bu ithalatın içinde çelik, petrol, doğal gaz, kömür ve ham altının bulunduğunu ifade etti. Hizmet ihracatının 125 milyar dolar, hizmet ithalatının ise 63-64 milyar dolar olduğunu belirten Bolat, toplam ihracatın milli gelirin yüzde 25’ini, toplam dış ticaretin ise yüzde 50’sinden fazlasını oluşturduğunu vurguladı.

Benzer Haberler

Güncel Haberler

Çok Okunanlar

  1. Van AFAD’da Arama Kurtarma Köpekleri Afetlere Hazırlanıyor
  2. Milli Enerji 2040 Vizyonu 5 Kasım’da İstanbul’da Tanıtılacak
  3. Müşterinin doğal anlatımını mağaza kataloğuyla eşleştiren akıllı alışveriş sistemi geliştirildi
  4. Siber Suç Operasyonlarında 5 Günde 275 Şüpheli Yakalandı