Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Devletleri İşbirliği Günü Resepsiyonu’nda yaptığı konuşmada TDT’nin bölgesel barışa hizmet edeceğini ve Türkiye’nin 2026’da zirveye ev sahipliği yapacağını duyurdu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 08 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen Türk Devletleri İşbirliği Günü Resepsiyonu’na katıldı. Uraloğlu, konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) bölgesel barış, refah ve istikrara hizmet etmeye devam edeceğini belirtti.
Bakan Uraloğlu, Nahçıvan Anlaşması’nın 17. yıldönümünü kutladığı resepsiyonda, 3 Ekim 2009’un Türk halkları için önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Bu tarihin, İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarına olan ortak inancın somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Uraloğlu, Nahçıvan Anlaşması’nın Türk bütünleşmesi için bir çerçeve oluşturduğunu ve coğrafya için bir umut ışığı olduğunu vurguladı.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın zamanla bir cazibe merkezi haline geldiğini belirten Uraloğlu, Macaristan, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi gözlemci devletlerin katılımıyla örnek bir işbirliği modeli oluşturulduğunu dile getirdi. Uraloğlu, TDT bünyesindeki 60’ı aşkın mekanizma aracılığıyla küresel ve bölgesel sınamalar karşısında dayanışmanın pekiştirildiğini ve uluslararası güvenliğe katkı sağlandığını kaydetti. Ayrıca, TÜRKSOY, TÜRKPA, Türk Akademisi, Türk Kültür ve Miras Vakfı ve Türk Yatırım Fonu gibi bağlı ve ilişkili kuruluşlarla işbirliğinin derinleştirildiğini sözlerine ekledi.
Türkiye’nin 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını bildiren Uraloğlu, bu zirvenin Türk Dünyası bütünleşme sürecinde yeni bir merhale teşkil edeceğini belirtti. Uraloğlu, Türkiye’nin Dönem Başkanlığı’nda Türk Dünyası Yüzyılı vizyonu doğrultusunda kardeş ülkeler arasındaki desteğin güçlendirilmesi, ortak menfaatlerin savunulması ve teşkilatın uluslararası görünürlüğünün artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Bakan Uraloğlu, 2040’ta daha güçlü bağlara sahip, değişen dünya şartlarına daha dayanıklı, birlikte daha fazla üreten ve bölgesinin geleceğinde daha fazla söz sahibi olan bir Türk Dünyası öngördüğünü ifade etti. Uraloğlu, ‘Türk Yüzyılı’nı birlik ve dayanışma içinde inşa etmek için çabaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Küresel sınamaların etkilerinin hissedildiği bu dönemde, Türk Devletleri olarak dayanışmanın güçlendirilmesi ve birbirini her alanda desteklemenin önemine dikkat çekti.
Yorum Yap